utanç içinde


şehri büyük bir öfke ve korku ile dolaşırken gördüğümüz hınç, şahit olduğumuz ve alışmak tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımız bu şeytani hırs, içinde kaldığımız ve bazen dışardan baktığımız bu utanç tablosu bizi günbegün kaçıp gitmeye zorluyor. çünkü bu yeryüzünde utancın kendisine iyi geldiği bir ademoğlunu bile bulamazsınız. buna alışanlar da dahil. bir insanın utanç dolu bir hayata alışmış olması ve utanç verici şeylerle hayatını idame ettirmesi, o kişiyi ve yaşadığı hayatı çirkinlikten zerrece alıkoymaz. o insan en iyi ihtimalle kendini kandırıyordur.